En Emin

En Emin
Henüz peygamber olmadığı zamanlardı. Bir gün Abdullah bin Ebu'l-Hamsâ adında biriyle alışveriş yaptı. Abdullah, malı beğenip aldı. Ancak, ödemesi gereken ücretin tamamını veremedi. Kalan borcunu daha sonra ödemek için Peygamber Efendimizden izin istedi. Anlaştıkları yer, gün ve saatte mutlaka gelip borcunu ödeyeceğine dair söz verdi. Peygamber Efendimiz de anlayış gösterdi. Ödeme zamanını belirlediler. Aynı yerde tekrar buluşmak üzere sözleşip ayrıldılar. Ne var ki adam, oradan ayrıldıktan sonra işine gücüne daldı. Verdiği sözü unuttu. Hayli zaman sonra hatırladı. Hatırladı hatırlamasına fakat aradan tam üç gün geçmişti. Çok üzüldü ve utandı. Derhal sözleştikleri yere gitmek için koştu...

 

     Peygamber Efendimiz ticaretle uğraşırdı. Kimseye el açmazdı. Kendi evinin geçimini, helal yoldan bizzat çalışarak sağlardı.

     Henüz peygamber olmadığı zamanlardı. Bir gün Abdullah bin Ebu'l-Hamsâ adındaki bir adamla alışveriş yaptı. Adam, malı beğenip aldı. Ancak, ödemesi gereken ücretin tamamını veremedi. Kalan borcunu daha sonra ödemek için Peygamber Efendimizden izin istedi. Anlaştıkları yer, gün ve saatte mutlaka gelip borcunu ödeyeceğine dair söz verdi. Peygamber Efendimiz de anlayış gösterdi. Ödeme zamanını belirlediler. Aynı yerde tekrar buluşmak üzere sözleşip ayrıldılar.

     Ne var ki adam, oradan ayrıldıktan sonra işine gücüne daldı. Verdiği sözü unuttu. Hayli zaman sonra hatırladı. Hatırladı hatırlamasına fakat aradan tam üç gün geçmişti. Çok üzüldü ve utandı. Derhal sözleştikleri yere gitmek için koştu

     Abdullah bin Ebu'l-Hamsâ Peygamber Efendimizi çok iyi tanıyordu. Biliyordu ki Hz. Muhammed (s.a.s.) tutamayacağı sözü vermez, bir kez söz vermişse de mutlaka onu tutardı. Ona boşuna Muhammed’ül-Emin, yani “Güvenilir Muhammed” dememişlerdi.

     Anlaştıkları yere vardığında bir de ne görsün! Peygamber Efendimiz onu hâlâ orada beklemiyor mu! Onun bu denli sözüne sadık oluşu karşısında hayretler içinde kaldı. Peygamber Efendimiz ise Abdullah bin Ebu'l-Hamsâ’ya kızmadı, bağırıp çağırmadı. Sadece biraz sitem ederek şöyle söyledi:

     — Delikanlı! Bana zahmet verdin. Ben buraya üç gündür gelip gidiyorum.*

     Abdullah bin Ebu'l-Hamsâ, yaşadığı bu hatırayı hiç unutmadı. Ne zaman Peygamber Efendimizden konu açılsa, onun ne denli muhteşem bir insan olduğunu, ona duyduğu büyük saygı ve hayranlığı dile getirmek için, çevresindekilere hep bu olayı örnek verip anlatırdı.

 

     [ Musa MERT ]

     Diyanet Çocuk Dergisi, Mayıs 2015, s. 6, 7.


(*) Ebu Davud, Edeb, 82.