Sabreden Kazanır

Sabreden Kazanır
Üç bin kişi, altı gün süren yoğun çalışmalar sonucu Medine’nin etrafına dev bir hendek kazdı. Kazılan hendek, yaklaşık olarak 5500 metre uzunluğunda, 9 metre eninde, 4,5 metre derinliğindeydi.

 

     Mekke Müşrikleri ve Yahudiler, Arabistan’daki diğer Arap kabileleriyle de birleşip on bin kişilik büyük bir ordu hazırladılar. Medine’ye saldırarak, İslam’ı ve Müslümanları tamamen ortadan kaldırma niyetindeydiler.

     Düşmanın hazırlığını haber alan Peygamber Efendimiz [sallallahu aleyhi vesellem], her zaman yaptığı gibi sahabilerini toplayıp savaş konusunda fikirlerini aldı. İran asıllı Selman [radiyallahu anh], şehrin etrafına büyük hendekler kazarak savunma savaşı yapma fikrini önerdi. Bu fikri benimsendi.

     Peygamber Efendimiz [sallallahu aleyhi vesellem] üç bin kişilik bir ordu hazırladı. Hiç vakit kaybetmeden hendeği kazmaya başladılar.

     Devlet Başkanı ve Başkomutan Hz. Peygamber [sallallahu aleyhi ve sellem], hendek kazma çalışmalarına bizzat katıldı. Bir taraftan kazma sallıyor, diğer taraftan sırtıyla toprak çekiyordu. Öyle ki bedeni tozdan topraktan görünmüyordu.

     Peygamberimiz [sallallahu aleyhi ve sellem] ile Mekkeli ve Medineli Müslümanlar tam bir dayanışma içinde, yaşadıkları açlık ve iliklerine işleyen soğuğa rağmen, yılmadan çalışıyorlardı. Onların bu dayanışmasını gördükçe büyük mutluluk duyan Peygamber [sallallahu aleyhi ve sellem],

     “Allah’ım! Kuşkusuz hayat ahiret hayatıdır gerçekte

     Sen bu savaşı bereketli kıl Ensar ve Muhacire.” diyordu.

     Onlar da Peygamber Efendimize [sallallahu aleyhi ve sellem], hep bir ağızdan şöyle cevap veriyorlardı:

     “Söz vermiş kimseleriz biz Muhammed’e

     Yaşadıkça İslam’dan asla dönmeyeceğimize.”

     Üç bin kişi, altı gün süren yoğun çalışmalar sonucu Medine’nin etrafına dev bir hendek kazdı. Kazılan hendek, yaklaşık olarak 5.500 metre uzunluğunda, 9 metre eninde, 4,5 metre derinliğindeydi.

     Müşrik ordusu hendeği görünce şaşırıp kaldı. Bu, daha önce hiçbir savaşta karşılaşmadıkları bir durumdu. Hendek geçilemeyecek kadar derin ve genişti. Ne zaman geçmeye çalışsalar, Müslümanlar askerler, hendek boyunca bir o tarafa bir bu tarafa koşarak onları ok ve taş yağmuruna tuttular. Düşmana karşı, elbirliği ile büyük bir mücadele ve sabır örneği gösterdiler.

     Bu büyük direnişe yirmi üç gün sabredebilen düşman, elleri boş ve çaresiz geri dönmek zorunda kaldı. Sonuçta, sabreden kazandı, sabredemeyen kaybetti.

 

     [ Musa Mert ]

     Çizen: Sevgi İçigen

     Konya Çocuk Dergisi, Nisan 2015, Yıl 3, Sayı Sayı 10, s. 2, 3.